Istanbul Teremin Bulusmasi @ garajistanbul

Sanat, bilim ve dinin, ilkel toplumlarda ‘büyü/sihir’ pratiği içerisinde kaynaşmış olduğu ve uygarlık geliştikçe bu üç olgunun birbirlerinden ayrılıp kendilerine ait bağımsız alanlar oluşturduğu kabul edilir.
6 Haziran cuma gecesi garajistanbul’da gerçekleştirilecek ‘Geçmiş Gelecek - Istanbul Teremin buluşması’ ise bilim ile sanatı, sihirin çatısı altında yeniden biraraya getiriyor. İlk elektronik müzik aleti olarak kabul edilen Theremin’e ithaf edilen etkinlik, bu tuhaf çalgının, yerli ve yabancı önde gelen icracılarını İstanbul’lu izleyicilerle buluşturuyor.
Aynı zamanda müzisyen olan Rus bilim adamı Leon Theremin tarafından 1919’da icat edilen bu çalgının en önemli özelliği dokunulmadan çalınıyor olması. İşleyişi eletromanyetik prensiplere dayanan bu cihaz iki tarafında yer alan antenlere icracının ellerini yakınlaştırıp-uzaklaştırmasıyla ses üretiyor. Bir elle sesin frekansı ayarlanırken diğeriyle de sesin yüksekliği kontrol ediliyor. Bu çalgının ilk hayranı ise ilk kez dinledikten sonra ders alıp Theremin öğrenmeye teşebbüs edecek kadar etkisi altında kalan Rus lider Lenin olmuştu. Hiç kuşkusuz bu çalgının fanları Lenin ile sınırlı değil, Theremin için eserler yazan Edgard Varese ve Dimitri Shostakovich gibi kompozitörler ve yine parçalarının icralarında Theremin’e yer veren Tom Waits, Jean Michel Jarre, Portishead, Beach Boys gibi popüler isimler bunlardan sadece bir kaçı. Theremin dünya ötesi alemleri çağriştıran kozmik tınısı nedeniyle bir çok filmin soundtrack’inde de kullanıldı. Bu yapımlardan ilk akla gelenler; Ten Commandments, Ed Wood, Machinist, Spellbound ve Mars Attacks gibi kült filmler.
Etkinliğin diğer bir sürprizi de en az icat ettigi çalgi kadar sıradışı bir yaşam geçirmiş olan Leon Theremin’i konu alan ‘Theremin: An Electronic Odyssey’ adlı belgesel filmin gösterilecek olması. Sundance Film Festivali’nde ödül kazanan belgesel, 1993’de, 97 yaşında ölen Leon Theremin’in icadını Amerika’da yaygınlaştırmaya çalışırken 1938’de KGB ajanları tarafından Moskova’ya kaçırılmasını, Moskova yıllarında KGB için yürüttüğü bilimsel çalışmaları ve 1991’de Amerika’ya geri dönüşünü anlatıyor.
Gecede ayrıca Theremin’in günümüzdeki önde gelen icracılarından Amerikalı sanatçı Pamelia Kurstin’in resitali yer alıyor. Ülkemizden de Alper Maral’ın bir kayıt dinletisi ile Babazula, Dinar Bandosu, Rahman Altın gibi sanatçıların sahne alacağı etkinlik ‘left-field’ disko tarzının önculerinden Daniel Wang’in ve bu tarzın ülkemizdeki temsilcisi Barış K’nın disko partisiyle son bulacak. Wang’e performansı sırasında Theremin’i ile Pamelia Kurstin de eşlik edecek.
Etkinlik Programi: 06 Haziran Cuma
13:30- 17:00 ‘Theremin: An Electronic Odyssey’ adlı belgesel filmin çeşitli müzik akademilerinden gelen öğrenciler ve theremin meraklıları için garajistanbul’da gündüz gosterimi ve ardından Pamelia Kurstin, Alper Maral, Babazula’dan Murat Ertel, Rahman Altın ve Dinar Bandosu’ndan Asaf Zeki Yüksel ile workshop ve söyleşi. Katılım ücretsiz.
21:00-22:15 ‘Theremin: An Electronic Odyssey’ adlı belgesel filmin garajistanbul’da projeksiyon ile davetlilere gösterimi. Katılım davetli.
22:15-01:00 biletli katılımcıya kapı açılışı ve Pamelia Kurstin resitali, ardından Alper Maral’dan bir dinleti ve Rahman Altın’dan bir theremin şiiri ile Babazula ve Dinar Bandosu gibi yerli sanatçıların theremin’li sahne performansı.
biletler biletix ve garajistanbul gişeleriden satişa sunuluyor.01:00-03:00 Daniel Wang ve Barış K ‘nın left-field disko partisi ve theremin virtüozlerinin kendilerine doğaçlama ile eşlik etmesi.
Pamelia Kurstin:

Dünyaca tanınmış thereminist Pamelia Kurstin, “Into the Oh” adlı albümüyle, 1999’da theremin dünyasına adım attı. O zamandan bu yana David Byrne, John Zorn, Béla Fleck & Flecktones ve Foetus gibi prestijli sanatçılarla birlikte çaldı ve albümler çıkardı. Kontrbas geçmişi, onun sofistike “walking bass” theremin tekniğini eşsiz hale getirdi. Elektronik müziğin dünya çapında öncülerinden. Moog bireşimcisini (synthesizer)’i icat eden Robert Arthur Moog’un “günümüzde yaşayan en önemli theremin yenilikçilerinden” dediği Kurstin, theremin’in gelmiş geçmiş en önemli virtuözlerinden Clara Rockmore’ın yerini alacak bir müzisyen olarak görülüyor.
Amerika kökenli Pamelia, Viyana’da yaşıyor. New York’lu cabaret-punk grubu Barbez ve Sebastian Tellier (Fransa) ve Otto Lechner (Avusturya) gibi sanatçılarla beraber performanslar sunuyor. Kurstin Nisan 2007’de ilk solo albümünü Tzadik isimli plak şirketinden çıkardı.
Daniel Wang:
Danny 1993 yılında Balihu Records’u kurdu. İlk album çıkar çıkmaz kült eserler arasına girdi ve büyük bir başarı yakaladı. New York’un Dr. Sound Müzik Store’unda Theremin ve vintage müzik aletlerini araştırmaya başladı. 1997’de Environ şirketi için prodüksiyonlar yapan Wang, “left-field” disko müziğin öncüsü olarak biliniyor ve pek çok az tanınmış ve tanınmış old school disko setleriyle dünyanın her yerinde seçilmiş özel bir kitleye performans sergiliyor.
Babazula:
Geleneksel Türk müzik aletlerinin kullanımını elektronik öğelerle birleştiren grup, değişik bir tını yaratarak Türk Halk Müziği’ne yepyeni bir soluk getirdi. Halk müziğinin temel ayak ve usullerinden yararlanarak kendi melodi ve ritimlerini yaratıp kendi sözlerini yazan Baba Zula İstanbul şehir kültürü ile bu öğeleri harmanlayarak güncel bir tınıya ulaştı. Çengi ve dansöz kültürüne özel önem veren Baba Zula’nın konserlerine dansçılar eşlik etmekte. Müzikleri, modernleşen ilk ve tek Türk enstrümanı olan elektro saz’ın, kaşık ve darbuka ile birleşiminden oluşan Baba Zula, bu üç ayağın üzerine elektronik sesler, hayvan ve çevre seslerini de ekleyerek 21. yüzyıl İstanbul’undan dünyaya bakıyor.
Alper Maral:
Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, elektroakustik kompozisyonlardan çağdaş müzik yapıtlarına kadar farklı bir çok alanda imzası olan önemli müzik adamımız.
Dinar Bandosu:
2005 yılında konser vermeye başlayan Dinar Bandosu ilk günden itibaren gelip geçiçi piyasa akımlarına takılmadan hep kendi istediğini çaldı. Beklemedikleri şekilde kendi istediklerini dinleyicinin de istediğini farkeden grup 2007 yazında ilk albümü “Saykodelikdeşik”i çıkardı. Başta Theremin, su boruları ve piyasadaki tüm efektleri her türlü analog aletle biraraya getiren şarkılarıyla hem zamanın ruhunu hem de geleceğin ütopik bir ses örgüsünü yakalayan Dinar Bandosu hala istediğini çalmaya devam ediyor.
Rahman Altın:
Çalışmalarinda sıkca theremini synthesizer’lar ile birlikte kullanan opera sanatçısı, prodüktör ve besteci olan Rahman Altın, ASCAP ve 20th Century Fox tarafından Hollywood’a davet edilen ödüllü film müziği bestecilerimizden.
Filed under: ART, DOCUMENTARY, EVENT, INTOWN, MUSIC, S.O.A.P
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.